Whatsapp hattı: +90 549 400 00 28
1846 yılında Jura Dağları'nın karlı eteklerinde, yirmi üç yaşındaki Ulysse Nardin Le Locle'de kendi saat atölyesini kurdu. Bu coğrafyanın insanları, uzun kış aylarını tarımdan değil zanaattan kazanarak geçirirdi; Nardin de babasından devraldığı saatçilik bilgisini dönemin iki büyük ustası Frédéric-William Dubois ve Louis JeanRichard-dit-Bressel'in rehberliğiyle derinleştirmişti. Ancak genç Nardin'in hedefi sıradan bir saat üretmek değildi: açık denizlerde seyir eden gemilerin hayatta kalmasını sağlayan hassas zaman ölçümü, yani deniz kronometresi üretmekti.
O dönemde bir geminin konumunu belirleyebilmek için Greenwich Meridyeni'nin zamanını eksiksiz taşıyan bir kronometre şarttı; saniye hataları deniz mili kaymasına, deniz mili kayması ise felakete dönüşürdü. Ulysse Nardin saat atölyesi bu sorumluluğu ciddiye aldı ve kısa süre içinde dünyanın en güvenilir deniz kronometrecisi konumuna yükseldi. 1862'de Londra Uluslararası Sergisi'nde altın madalya kazandı; 1867'den itibaren Neuchâtel Rasathanesi'nden kronometri sertifikaları aldı. Marka ilerleyen on yıllarda Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Rusya ve Japonya dahil elli'yi aşkın donanmaya deniz kronometresi tedarik etti. Neuchâtel Rasathanesi'nin 1846-1975 yıllarını kapsayan son resmi raporuna göre Ulysse Nardin, sunulan 4.504 mekanik deniz kronometresinin 4.324'ü için performans sertifikası aldı; bu oran yüzde doksan beşi aşmaktaydı. Hiçbir başka marka bu istatistiğe yaklaşamamıştır.
1970'lerin kuvars krizinde pek çok İsviçre mekanik saat üreticisi gibi Ulysse Nardin da ciddi bir darbe aldı. 1983'te işadamı Rolf Schnyder markayı devraldığında durum kritikti ancak Schnyder, yalnızca işi kurtarmakla kalmayacak, markayı tamamen yeniden tanımlayacak bir ortak buldu: İsviçreli saat mühendisi ve akademisyen Ludwig Oechslin. Bu iş birliği saatçilik tarihinin en üretken yaratıcı ortaklıklarından birine dönüştü.
Oechslin'in dehası, 1985'te piyasaya çıkan ve kadranında Güneş sistemi gezegenlerinin hareketini gerçek zamanlı olarak gösteren Planetarium Copernicus ile tanındı. Bunu 1992'de Tellurium Johannes Kepler ve 1988'de Planetarium Copernicus izledi; bu üç astronomik saat koleksiyoncu dünyasında "Zaman Üçlemesi" adıyla efsaneleşti ve Guinness Rekorlar Kitabı'na girdi. 1996'da markanın 150. yılı onuruna hazırlanan Marine Chronometer 1846 ile Perpetual Ludwig, Ulysse Nardin'in hem denizciliğe olan köklü bağını hem de komplikasyon saatçiliğindeki özgün sesini yeniden duyurdu. Schnyder'in 2011'deki ani ölümüne dek süren bu dönem, markayı sıradan bir saatçi konumundan avant-garde saatçiliğin merkezi figürlerinden birine taşıdı.
2001 yılında tanıtılan Freak, yalnızca yeni bir saat değil, saatçiliğin yüzyıllık varsayımlarına karşı açık bir isyandı. Kadranı yoktu, akrep-yelkovanı yoktu, kurma tacı yoktu. Zamanı gösteren şey, bir bütün olarak dönen mekanizmanın kendisiydi: "uçan atlıkarınca" (flying carousel) sistemi, mekanizmanın kasanın içinde kendi ekseni etrafında dönmesiyle dakikaları işaret ediyordu; saatler ayrı bir disk üzerinden okunuyordu. Bezel; saati hem kurmak hem de ayarlamak için dönüyordu. Hiçbir şey bildik değildi.
Ancak Freak'in en devrimci yanı bu tasarım cesaretiyle sınırlı kalmadı. Saatçilik tarihinde bir ilk gerçekleşti: denge çarkı, spiral yay ve kaçış çarkı olarak silikon kullanıldı. Ulysse Nardin bu inovasyonu yalnızca kendi bünyesiyle sınırlamadı; 2006'da Mimotec ile ortak kurduğu Sigatec şirketini silikon mikro mekanik bileşenler üretmek amacıyla hayata geçirdi. Sigatec bugün pek çok yüksek saatçilik markasına silikon bileşen tedarik etmektedir. Ulysse Nardin'in 2001'de attığı bu adım, modern mekanik saatçiliğin yönünü değiştiren en belirleyici teknolojik kırılımlardan biridir.
Ulysse Nardin saat modelleri koleksiyonu, tek bir estetik dilin yerine iki zıt ama birbirini tamamlayan kutup üzerine inşa edilmiştir. İlk kutup, kökendir: Marine serisinin beyaz grand feu mine kadranlı, Roma rakamlı, güç rezerv göstergeli kronometreleri; markanın 1846'daki kuruluş felsefesini bilek üzerinde yaşatmaktadır. Roman numeralsler, railway-track dakika halkası ve küçük saniye kadranı; gemi güvertesindeki pusula saatlerinin doğrudan mirasçısıdır. Marine Torpilleur ise bu mirası daha ince ve modern bir kasada, Birinci Dünya Savaşı torpidobotlarından ilham alan tasarım diliyle günceller.
İkinci kutup, inovasyon ve cesareti temsil eden Freak ailesi. 2001'den bu yana her yeni Freak modeli, bir öncekinin attığı teknik adımı daha ileri taşır. Freak X, orijinal Freak'in "laboratuvar saati" ruhunu daha geniş bir koleksiyoncu kitlesine açan, Carbonium ve DLC titanyum gibi ileri malzemeleri Freak mimarisiyle birleştiren referanstır.
AFC Saat'te yer alan Ulysse Nardin erkek saatleri, markanın en cesur koleksiyonunu ve bu koleksiyonun en yeni lansmanını temsil etmektedir: Freak X Gumball 3000 Edition 2. Şubat 2026'da duyurulan bu model, Ulysse Nardin ile Gumball 3000 rallisi arasındaki çok yıllık iş birliğinin üçüncü halkasıdır ve yalnızca 150 adet üretilmektedir.
Kasası DLC kaplamalı titanyumdan üretilmiştir; bu malzeme hem Freak X'in karakteristik hafifliğini hem de yüzey sertliğini güvence altına alır. Kalibre UN-230, silikon denge çarkı ve silikon spiral yayıyla çalışır; bu bileşenler manyetizma ve sıcaklık dalgalanmalarına karşı konvansiyonel metalik muadillerine kıyasla çok daha dirençlidir. Saatin kurulması ve ayarlanması, Freak geleneğine uygun biçimde tacla değil bezelin döndürülmesiyle gerçekleştirilir; tüm saatçilik mirasının alışılagelmiş taç mantığını tersine çeviren bu tercih Freak koleksiyonunun felsefi imzasıdır. Sapphire cam arka kapakta Gumball 3000 logosunun turuncu baskısı yer alırken yeni Carbonium saat diski ve turuncu Super-LumiNova dakika çarkı bu Edition 2'yi önceki lansmanlardan görsel olarak ayırt eden başlıca unsurlar arasındadır.
Ulysse Nardin'in ikinci el saat piyasasındaki konumu, markanın iki ayrı kimliğini aynı anda yansıtır. Marine serisinin belirli referansları; klasik grand feu mine kadranları, COSC sertifikalı in-house UN-118 hareketi ve sınırlı üretim baskısıyla istikrarlı ve ölçülü bir ikincil değer performansı gösterir. Freak ailesi ise piyasanın çok daha dinamik bir bölümünü oluşturur: Freak X Gumball gibi 150 adetlik üretimle kısıtlanmış sürümler, mevcut stok tükendiğinde birincil piyasaya erişim imkânı kapanmaktadır ve bu durum ikincil talepte doğrudan bir baskı yaratır.
İkinci el Ulysse Nardin alımında dikkat edilmesi gereken başlıca noktalar şunlardır: Freak modellerinde flying carousel mekanizmasının akıcı dönüşü, bezelin her iki yönde düzgün çalışması, sapphire cam arka kapaktan görülebilen hareket dekorasyonunun bütünlüğü ve orijinal kutu ile sertifikaların varlığı. Sınırlı seri modellerde seri numarasının belgelenmesi, koleksiyonculuk değerini doğrulayan kritik bir unsurdur. AFC Saat bünyesindeki her Ulysse Nardin referansı, bu kriterler kapsamında uzman değerlendirmesinden geçirilmekte ve teknik durumuyla birlikte şeffaf biçimde sunulmaktadır.
AFC Saat'in Ulysse Nardin portföyü; 175 yıllık deniz kronometresi mirasının teknolojik cesaretle buluştuğu nokta olan Freak X Gumball 3000 Edition 2 ile temsil edilmektedir. Bu, salt bir saat değil; belgelenmiş bir üretim adedinin, özgün bir mekanik mimarinin ve iki avant-garde dünyanın kesişim noktasında var olan bir koleksiyonculuk nesnesidir. 150 adetlik küresel üretim limitini göz önünde bulundurduğunuzda, bu referansa erişim penceresinin ne kadar dar olduğunu değerlendirmeniz kolaylaşır.
Stok durumu, teknik detaylar ve fiyat için WhatsApp hattımızdan veya iletişim sayfamızdan bize doğrudan ulaşabilirsiniz.
AFC Saat — Güvenilir lüks saat deneyimi.
Heading
Add address
Heading
Add address
Heading
Add address